Yamaha XJR 1200 ‘ün Cafe Racer’a dönüşümü

Nedir bu Cafe Racer denen şey?

Ülkemizde son yıllarda, Avrupa ülkelerinde ise 1960′ lardan bu yana popüler olan bu kavram, custom yani kişiye özel yapılmış motosiklet türü için kullanılır. Ayrıca, 1960’larda kafeler arasındaki yolları en kısa sürede tamamlamak, akabinde sosyalleşmek ve eğlenmek için motosikletlerini modifiye eden Londralı gençlerle başlamış bir akımdır da. Cafe Race adıda bu kafeler arasındaki yarıştan gelir.

Nedir bu motorların ortak özellikleri ?

Çizgileri 1960’ları hatırlatan naked şase üzerine tek kişilik olarak dizayn edilmiş, klasik chopper motorlar gibi rahatlık ön planda olmayıp daha dik oturuş pozisyonuna sahiptirler.

İzmir’de standart bir Yamaha XJR 1200 iken onu alıp İstanbul’a getirip bir CAFE RACER’a dönüştüren Turgut AKAÇIK’ı tanıyıp ,bu değişim sürecini dinleyelim;

Ne kadar zamandır Motosiklet Kullanıyorsun ?

16 senedir 100cc ile 1100 cc arası, bir birlerinden çok farklı tarzlara sahip, 5 farklı motosiklet kullandım,Yunanistan’ı boydan boya gezdim.Hepsini çocuğum gibi severdim. İstanbul gibi, motosiklet kullanıcıları için çok tehlikeli bir şehirde, motosikleti ulaşım aracı gibi kullanmak, bendeki motosiklet sevgisini azaltmaya başlamıştı. Motosiklet her zaman benim terapi aracım ve insanlardan yorulduğum anlarda, bana en iyi gelen ilaçtı. Motosiklet ile aramdaki aşk yerini alışkanlığa ve mecburiyetlere bırakmaya başlamıştı. Sevgilinizi ne kadar çok severseniz sevin, hergün görüşmek aşkı bitirir. Ben motosiklete her bindiğimde, ilk günkü heyecanımı yaşamak istiyordum. Üzerine bindiğimde beni tatmin edecek ve sadece bana özel bir motosiklet ile uzun yıllar geçirmek…

Neden  Cafe Racer?

Motosikletin bir yaşam tarzı olduğundan çok benim iç dünyamı ve tarzımı yansıtan bir ayna olduğunu fark ettim. Oldschool tarzı hep çok sevmişimdir. Üzerlerinde deri montlu sürücüleri ile, karbüratörlü, klasik yarış motorlarını; Yani Cafe racer’ları… Ömrünü tamamladığını sanıldığı anda bir motosiklete tekrar hayat vermek… Tasarımına, rengine, en ufak detayına kadar karar vermek; Sadece bana ait ve bana özel bir Cafe racer.Peki bu şanslı motor hangisiydi? Ben 90’lı yıllarda, Bağdat Caddesi’nde kısa pantalonla gezerken, sesleriyle caddeyi inleten yarış motorlarını hiç unutmamışımdır. 4 silindir ve karbüratörün mükemmel birlikteliği.

Evet, 4 silindirli olmalı, güçlü olmalı, karbüratörlü olmalı, benim gibi 1,85’lik iri bir sürücünün altında küçük kalmamalı, çift ön fren diskine sahip olmalı ve kaliteli amörtisörleri olmalı…Zaten geri kalanı beni çok ilgilendirmiyor çünkü hepsi yerini yeni ve farklı parçalara bırakacak.

Bu özellikler çerçevesinde bana göz kırpan motosiklet açık ara Yamaha XJR 1200 SP oluyor

 

Nasıl başladı bu XJR 1200’ ün alım süreci ?

Sık aralıklarda internette satılık Xjr 1200’lere  bakarken İzmir’de yeni bir ilan girildi. Fotoğraflarda görüldüğü kadarıyla, fabrikadan çıktığı kadar temiz görünüyordu. Hemen sahibini aradım, konuştuk.Bana Ankara’dan da almak isteyen müşterileri olduğunu söyledi. Elimi çabuk tutmalıydım. Hemen bir uçağa atlayıp İzmir’e uçtum.

Xjr 1200 beni İzmir’in Manisa yakınlarındaki Yavuzlar Köyü’nde bir caminin merdiven altında bekliyordu.Motosiklet 14 yaşında olmasına rağmen kozmetik korozyonlarına dışında ilk

günkü kadar orjinaldi. Selesi, zinciri, göstergeleri, deposunun boyası hiç kurcalanmamış, motor bloğunun üzerindeki vidalara anahtar değmemişti. Zaman kaybetmeden satışı yaptık. Bana 10.500 tl ve uçak biletine patladı.

 

İçimde tuhaf bir güven vardı bu yaşlı oğlana karşı. Normal koşullarda bir kamyona yükleyip istanbul’a nakil edecektik. Xjr 1200 ile gizli bir anlaşma yaptık. Bunca yılın yorgunluğuna rağmen beni İstanbul’a sorunsuz bir şekilde götürürse bende ona yeniden doğma şansı verecektim. Sanırım hayatımın en çılgın kararıydı. Tamamen bitmiş, ön arka dişli ve zincir…

Ayarsız karbüratörlere ve Ağustos sıcağına rağmen İstanbul Sarıyer’e gelene kadar bir kere bile olsun teklemedi.

 

İstanbul’a geldikten sonra nasıl bir süreç başladı?

 

Hemen motor ve mekanik bakımına soktuk. Frenler, yağlar, zincir, dişli takımı ve lastikler değiştirildi. Yaklaşık 2200 tl civarı kapsamlı bir bakım yaptık. Bir taraftan da  motosikletin hayalimdeki halini bilgisayarda tasarlamaya başladım. Bu andan sonraki sürecin, en kritik ve önemli süreç bir olduğunun çok farkındaydım. Çünkü araba ve motosiklet toplarken yapılan en büyük hata dünyaları yeniden keşfetmektir. Deneysel olmak, hata yaparak öğrenmek size fazlasıyla zaman ve para kaybettirir. Yolun yarısında pes edebilirsiniz veya aracınız bittiğinde harcadığınız onca paranın üstüne hayalinizdeki sonuca ulaşamamış olmak sizde büyük hayal kırıklığı yaratabilir. Bu yüzden custom motosiklet deneyimi ve tecrübesine güvendiğim Rumble Custom’ın sahibi,  arkadaşım Ömer Açıkgöz’ü aradım. Xjr 1200’ümü ve tasarım görsellerimi gösterdikten sonra Ömer’in yüzündeki heyecanı unutamam. Süreç başlamıştı, motor en ufak vidasına kadar dağıtıldı, fazlalık olan tüm metal ve plastik aksam kesilerek atıldı. Şase hassa kumlama ile saf metal haline getirildi ve elektrostatik boya ile çok hassas bir şekilde tekrar boyandı. Motor bloğu maskelenerek kumlamaya sokuldu ve ısıya dayanıklı vernik ile tekrar boyandı. Tüm rulmanlar ve cıvatalar yenileri ile değiştirildi. Mesnet, arka maşa, arka setler tekrar boyandı. Modifiye headers ve collector takıldı.Hava filtresi kutusu iptal edildi ve açık hava filtrelerine geçildi. Karbüratör’e dyno jet takıldı. Sele ve kuyruk tamamen sıfırdan tekrar yapıldı. Eski gidonu yerine clipons gidonlar ve bar end aynalar takıldı. Eski çift göstergesi yerine ufak, multi function bir gösterge takıldı (onlarca kablo, tek tek montaj yapıldı), led far, led stop lambası takıldı ve yeni sinyal takımı. Tüm montajlar sırasında onlarca ara parça, paslanmaz çelikten, 7000 serisi alüminyumdan ve demirden tornada tekrar işlendi ve alıştırılması yapıldı. Fabrika çıkışı yaklaşık 100 hp olan gücü 20 hp civarı arttırıldı. 15 kg kadar hafifleştirildi. Frenleri güçlendirildi.

Toplamda 4 aylık yoğun uğraşların sonunda ve motosiklet bedeline ilave 12 bin tl’lik bir harcama ile hayalimdeki motosiklete kavuşmuş oldum.

Varmı yapmayı düşündüğün başka projeler ?

Çok daha eski bir model ile bir Cafe Racer yapmak istiyorum.Klasik bir Moto Guzzi veya Triumph ile .Düşük CC’li bir keyif motoru

Share on Facebook68Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Pin on Pinterest0Email this to someone