Anadolu’nun Zorlu Coğrafyasında Doğan Muhteşem Ralli TRANSANATOLIA

Yıllardır Ralli Parkurlarından tanıdığımız Burak Büyükpınar ile koordinatörlüğünü yaptığı TransAnatolia Yarışı hakkında konuşmak üzere bir araya geldik.

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

-Ben işletme mühendisiyim. 1993 yılından bu yana  amatör olarak rallilerde yarışıyorum. Bunun yanında 1997 yılında hayata geçirdiğimiz ‘’event organizasyonu’’ yapan bir  firmamız bulunmakta.

Transanatolia fikri nasıl ortaya çıktı?

Transanatolia 2010 yılında, ortağım Orhan Çelen , Sönke Bond ve Holllandalı bir arkadaşla beraber ortaya çıktı.   2010 ve 2011 yıllarında organizasyonu bu ekip yürütürken, 2012 yılında Hollandalı arkadaşın ayrılmasından sonra abim Ersun Büyükpınar ve ben bu projeye dahil olduk.

Yarış hangi kategorilerden oluşuyor ?

Motosikletler, ATVler, SSVler, otomobiller, buggyler ve kamyonlar olmak üzere 6 araç kategorisi var.Ralli ve Raid olmak üzere 2 yarış kategorisi var. Ralli kategorisinde mücadele eden yarışmacılar yüksek standartlarda hazırlanmış yol notlarını takip ederek zamana karşı mücadele eder. Raid kategorisinde mücadele eden yarışmacılar ise zamana karşı yarışmazlar ve navigasyonel bir mücadele verirler.

Ralli yarışmacıları geçtikleri her etap için bir derece alır. Bu derecelerin toplamı kazanan yarışmacıyı belirler.

Raid yarışmacıları etap içinde yaptıkları kilometre ile yapmaları beklenen kilometre üzerinden her etap için puan alır ve en çok puanı toplayan ekip yarışı kazanır.

Kısaca ralli klasmanı zamanlar üzerinden belirlenirken, raid klasmanı yön bulma becerileri üzerinden belirlenir.

Ralli kategorisinde mücadele etmek isteyen yarışmacıların sürücü ehliyetlerine ek olarak sürücü ve yarışmacı lisanslarının da olmasının gerekliliği dışında teknik kontrolü geçemeyen ralli araçları yarışamaz.

Raid yarışmacılarının ise sürücü ehliyetlerinin bulunması yeterlidir yani sportif lisanslara gerek yoktur. Kendi güvenlikleri için tabi ki kasklarının olması mecburidir..

Bunların dışında Adventure olarak adlandırdığımız bir kategorimiz daha var; burada yarışma ve yarışmacı yok aslında! Turistlik olarak yarışın yapıldığı rotayı tatmak ve kamp ortamını yaşamak isteyenler için yapılmış bir kategori, Sınıflandırma yok ancak katılan herkese katılım belgesi veriliyoruz..

Parkuru nasıl hazırlıyorsunuz?

Öncelikle parkuru kağıt üzerinde hazırlıyoruz sonra hazırladığımız bu parkurdan araçla geçip kayıt altına alıyoruz. Biz bu kaydı hazırladıktan sonra yurtdışından yol notu yazmak için uzman bir arkadaş geliyor ve 15 günde yol notunu viraj viraj yazıp ülkesine dönüyor. Ülkesinde bu yol notunu temize çekiyor ve tekrar gelip bir 10 gün de bu yol notları üzerinden etapları tekrar tekrar geçiyor. Tüm bu süreçler tamamlandığında yol notları artık basım için hazır…

O zaman yarışmacılar antrenman yapıp yol notlarını kendi çıkarmıyor?;

Bizim ralliden en büyük farkımız antrenman yok! Bilmedikleri bir coğrafyada ve bilmedikleri bir rotada yanlızca bizim verdiğimiz yol notları ile yarışıyorlar.

Yarış parkuru her yıl farklı coğrafyalarda mı oluşturuluyor?

2012 ve 2013 yarışları kısmen birbirine yakın rotalardı. Antalya-Alanya civarından start alıp Toroslar, Kapadokya ve Nevşehir üzerinden devam eden yarışta yine aynı rota üzerinden  parkuru tamamlıyorlardı. 2014 yılında ise Ankara’dan start alıp Tuzgölü, Kapadokya ve Sivas üzerinden geri dönülerek parkuru tamaladılar. Parkurun % 70’i farklıydı, bu sene de muhtemelen  % 80’i farklı olacak.

Yarışın toplam süresi ve kilometresi nedir?

Yarış, 2700-2800 km civarında ve 7 gün sürüyor.%70’ i özel %30’ u normal etaptan oluşuyor.

Yarışın süresini ve Rotayı artırmayı düşünüyormusunuz ?

Yarışı uzatmak ve süresini artırmak zor değil, zor olan katılımcı bulabilmek! Dünyada kaç kişi senede 15 günden toplamda 1 ayını yarışlar için ayırabilir ki? Dünyada 15 günlük yarış olarak ‘’Africa Eco Race’’ var. Bu yarış eski Paris Dakar Parkurunda yapılıyor ve en fazla 25-30 katılımcı sayısını yakalayabiliyor. Yarışçılar ayırabilecekleri 15 günlük zamanı Dakar için kullanmayı tercih ediyorlar. Yarışçıların bu yarışlar dışında profesyonel iş hayatları var ve süreler uzadıkça iş hayatlarından uzak kaldıkları zaman yarış maliyetlerine ek bir yük olarak yansıyor maalesef!

Peki Parkur büyüdüğünde Türkiye sınırlarında mı yarışı hazırlamak yoksa komşu ülkelere de geçmek gerekir mi ?

Romanya, Gürcistan, Azerbaycan veya Bulgaristan’a gidebilir.Ancak kendi ülke sınırlarımız içinde de çok rahat 5000 km parkur yapılabilir. Türkiye 7 büyük bölgesi ile büyük bir ülke ve bu sınırlar içinde çok çeşitli ve yeterince uzun bir çok parkur barındırıyor.Bu işin amacı öncelikle kendi ülkemizin tanıtımıysa kendi sınılarımız içinde parkuru oluşturmak çok daha mantıklı. Nihayetinde Türkiye’de görülmesi ve tanıtılması gereken gizli kalmış birçok yer var. Ancak daha sonra ‘’Cross Country’’ tarzı bir yarış düzenlenirse parkura komşularımız da dahil edilebilir.

Tüm kategoriler için Start aynı anda mı veriliyor?

Hayır; ilk olarak ‘’Ralli’’ sonra ‘’Raid’’, en son olarak da ‘’Adventure’’ sıralamasıyla start alınıyor. Zaten Raid klasmanındaki yarışçılar zamana karşı yarışmadıkları için sadece ertesi gün olacak start’a yetişmesi yeterli. Bu sene Raid ve Adventure parkurun yarısını yapacak çünkü araç sayısı arttıkça geç start almalarından da dolayı parkurun tamamlanması ancak gece yarısını buluyor. Onun için bu sene ‘’Ralli’’ tam rotayı yaparken ‘’Raid’’ ve ‘’Adventure’’ kategorisindekiler rotanın yarısını tamamlayıp kamp alanına geri dönecekler.

Peki yabancıların bu yarışa katılım oranı nasıl?

Hedefimiz, bu sene 100 yabancı yarış aracı…

Burdan yola çıktığımızda 150-160 yarışçı ve servis ekibleri  ile birlikte toplamda 250 yabancı katılımcıyı bekliyoruz . Tabi ki bu yarış ekiplerine refakat edecek izleyicilerini de hesaba katarsak sayının bir hayli artacağını düşünüyoruz.

Organizasyonlarınızda izleyiciler için de özel hizmetlerinizin olduğunu biliyoruz , bunları bizimle paylaşır mısınız?

İzleyiciler için verdiğimiz iki hizmet var,

1.si kendi aracınla geliyorlar ve biz onlara  yol notlarını veriyoruz. Otel konaklama hizmetlerini biz sağlıyoruz. Kamptan kampa araçları ile gidiyorlar ve yolda istedikleri yerde durup izliyebiliyorlar.

2.si de organizasyon araçlarımız var, bunlar 4X4 ve kendi araçları ile gelmeyi tercih etmeyen izleyicilerimizi sabah kamp alanından alıyor parkurun belli başlı yerlerinde durup yarışın izlenmesini sağlıyor ve akşam da diğer kamp alanına götürüyoruz.

Yabancı medya için de bir hizmetiniz var mı yoksa kendi imkanları ile mi yarış ve kamp alanlarına gidiyorlar?

Yurtdışından gelen  yarışlarçılarımız da olduğu ve yurtdışında da tanındığımız için yabancı medyanın da takibindeyiz tabi ki! Yurtdışındaki benzer yarışlarda parkurun olduğu yere yabancı medya kendi imkanları ile gidip yarışı izlerken bizim organizasyonlarımıza geldiklerinde özel olarak karşılanıyorlar.Organizasyon araçalarımız var -izleyicilerimiz için de tahsis ettiğimiz-,yabancı medyayı bu organizasyon araçlarıyla yarışın izleneceği yerlere götürüp akşamda tekrar kamp alanına geri götürüyoruz. Bu da yabancı medya tarafından çok memnun oldukları  ve şaşırdıkları bir hizmet.

Bugün Transanatolia ile ilgili yabancı medya yazılarına baktığınızda misafirperverliğimizden memnuniyetle bahsettiklerini görebilirsiniz.

Transanatolia’nın diğer yarışlarından farkı nedir ?

Ortağım Orhan Çelen de ben de uzun yıllardır hem yarışıyoruz hem de organizasyon işiyle uğraşıyoruz; bu yarışın en büyük farkı da bu bence. Bizim yaptığımız yarış sadece start ve finish olsun gerisi ne olursa olsun bir yarış olamazdı!! Startı dünya bilinirliği olmalıydı, kamp alanı kusursuz olmalıydı, medyada ses getirmeliydi, fuarlara katılmalıydı…Onun için kesinlikle fark yaratmalıydık ve tabi ki yarattığımız bu farkla bu tarz organizasyonlar adına katkı sağlamalıydık.

Fark yarattığımızı herkes görebiliyor zaten … Organizasyon yapımız ve başarılarımızla bir hayli katkı sağladığımızı düşünüyoruz.

 

 

Transanatolia olarak hedefleriniz nelerdir peki ?

Dakar’a gittiğimde takımlarla ve yarışmacılarla Anatolia hakkında görüşmeler yaptım ve bu görüşmeler sonunda yarış sektöründe çok iyi bir bilinirliğe sahip olduk. Gelmiş olduğumuz bu noktayı çeşitli pazarlama araçları ve ulusal ve uluslararası yayınlarla desteklemeye çalışıyoruz.

Hedefimiz Anatolia’nın ‘’Dünya Bilinirliği’’ açısından ilk 2’ye girecek bir yarış organizasyonu olması.

Biz yerli malı bir yarışı dünya pazarına satıyoruz. Bu yerli üreticilerimiz için de aslında çok büyük bir fırsat. İsteriz ki bizim gibi düşünen bütün yerli üreticilerin de bu yarışa katılarak kendilerini dünya pazarına sunsunlar ve bilinirliklerini arttırsınlar…

 

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Pin on Pinterest0Email this to someone